Emin's profileSUSARAKPhotosBlogLists Tools Help

Emin .

Location

Windows Media Player

SUSARAK

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
There are no photo albums.
May 17

Üç Dal Gül’e Arz-ı Hâl

               Üç Dal Gül’e Arz-ı Hâl
 

 

Bu mevsim de gelmedin ya, yoruldum
Her mızrapta kanıyor ezgilerim
Üç dal gülüm, ele düştüm , kırıldım
Mevsimden mevsime taştı kederim

Penceremde her gece bir karanfil
Düşlerimde ıslak yeleli bir tay
Bu bekleyiş hayra alâmet değil
Artık beni hayal içre yitik say

Bu yağmurlar düşlerimden çıkmadan
Bir gök kuşun nefesiyle savrul gel
Korku geçit vermez, cânı yakmadan
Derviş gibi acılarla kavrul gel

Vakit şimdi telâşlı bir akşâmdır
Şehzadeler hüzün üzre yürüyor
Belki de bu demlenen son ilhamdır
Ellerimde gümüş tüyler eriyor

Sen firari sevdam, kaçak umudum!
Ötelerde daha özgür değilsin
Üç dal gülüm, bense dalda kurudum
Gel de iklimime güneş eğilsin.

Yollarına dökülürken türküler
Bildiğin tüm şiirleri unut gel
Yüreğimde sürülmeden sürgüler
Gururunu gurbet elde uyut gel

Sabahlarım, sabâ yada sûzinâk
Salkım söğüt alevden suya değer
Yüreğime çöker kalır iştiyak
Nâra yanmak, sensiz kalmakmış meğer

Kaç yağmurla haber saldım gel diye
Yağmurlarla damla damla süzül gel
Üç dal gülüm, bende adın gül diye
Her kervanla gül gönderdim, üzül gel

Ben yanmadan rüzgar vurmuş, sönmüşüm
Yokluğunla eksik kaldı her şeyim
Her dergahın kapısından dönmüşüm
Bir kısık ses, bir kırık ney, neyleyim

Sen ki ufkumdaki üç dal gülümsün
Bağrımdaki sızı kadar benimsin
Kapalı avcumda yasak ölümsün
Alnımdaki yazı kadar benimsin.
Alnımdaki yazı kadar benimsin...
 

Bir Geminin Yelkeni Yoksa Ona Rüzgarda Yardım Edemez.!

UYAN ÇAVUŞ TİZ UYAN
Birinci Cihan Harbinde Jandarma çavuşluğu yapmış Mürteza Baba İstanbul'un işgal hangâmesinde sallandığı yıllarda Rumlar Batı Anadolu köylerinde muzırlık yapmaya başlayınca, oralara sevk edilen kuvvetlerin içinde Mürtaza Çavuş'da vamış.

RumIarı geri püskürte püskürte Daya Kadın diye bir yere varmışlar. Hem epey yoruldukları için, hem de gece bastırdığı için, orada, Balkan Harbinden kalma tabyalarda geceleme durumu hasıl olmuş. Bir nöbetçi dikmişler, diğerleri y atmış.

Mürtaza Çavuş da yatmış tabii, derken, bir müddet sonra nöbetçi de uyuklayınca Mürtaza Çavuş'a görünmeyen biri:

Uyan Çavuş tiz uyan!
Atik ol kurnaz davran!
Hemen kaldır eratı,
Aha geliyor düşman!

der gibi tekmelemeye başlıyor! Hemen uyanı­yr' tabii, asker tetikte uyur. Sonra dikkatlice etraflarına şöyle bir bakıyor ki, Rumlar sürüne sürüne kendilerine doğru gelyor! Ayın ondördüymüş o gün, ay ışığında görüyor bunu. Ondan sonra, askerleri uyandırarak bir cayırtı koparıyorlar! RumIarın bir kısmı ölü, bir kıs­ mı yaralı def olup gidiyorlar ..

Sabah olunca, gece kendisine görünmeyen bir kimse tarafından tekme atılan yeri kazdırınca bir Türk şehidi çıkıyor. Evet! O şehid uyandırmış Mürtaza Çavuşu!

December 21

Bir Yerin Adına Denince Türk ülkesi, Gözüm Bayrak Arar, Kulağım Ezan Sesi!

KOYVER DERDIN SILINSIN YOLVER OFKEN YORULSUN SONRA KORKMA GOSTER GONLUN GORUNSUN HOSGOR RUHUN SEVINSIN GEL BU GUNUN HAKKINI VER YARINI YARIN DUSUNSUN
February 20

Ağlasam sesimi duyar mısınız?

 
ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum